Kuraklık Nedir? Kuraklık nasıl oluşur?

Forumlar Çevre Kuraklık Nedir? Kuraklık nasıl oluşur?

  • Bu konu 0 yanıt içerir, 1 izleyen vardır ve en son 5 ay önce USATR tarafından güncellenmiştir.
  • Gönderi
    USATR
    Katılımcı
    TR

    Yeterince yağmur yağmaması ve kar yağışı gerçekleşmemesi su kaynakları ve kuraklık konusunda ciddi bir endişeye sebep oldu. Su kıtlığı olarak tanımlanan kuraklığa sebep olan detaylara bakalım…

    KURAKLIK NEDİR?

    Kuraklık, herhangi bir bölgedeki nem miktarının azlığına bağlı oluşan su kıtlığıdır. Genellikle uzun zaman dilimlerinde gerçekleşir ve uzun bir dönemi kapsar. Yağışların azalması sonucu arazi ve su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi ile sonuçlanan bir doğa olayıdır.

    KURAKLIK NASIL OLUŞUR?

    Hava sıcaklığının havadaki nem miktarını önemli ölçüde etkilemesi kuraklığın ana sebebidir. Yağışlarda ciddi bir düşüş gözlemlenirse o zaman nem dengesi ciddi anlamda etkilenmiş demektir. Yağışın azlığına bağlı olarak sıcaklık artışlarından kaynaklı kuraklık oluşacaktır.

    Etkileri bölgesel çapta olan hava kütleleri, basınç yapıları, coğrafi özellikler, yükselti, enlem dereceleri kuraklık oluşumu için ciddi etkenlerdir. Kuraklığın oluşmasında rol alan bir diğer etken de insanlardır. Doğal yaşam alanlarının tahrip edilerek ekolojiye zarar verilmesi durumunda da kuraklık meydana çıkacaktır. Özellikle orman alanlarının kesilmesi havadaki nem miktarındaki dengeyi bozacaktır.

    Kuraklığın nedenleri şu şekilde sıralanabilir;

    KURAKLIK NEDEN OLUR? (KURAKLIĞIN SEBEPLERİ)

    Kuraklık yaşanan bölgedeki yüksek sıcaklıkların nem dengesini etkilemesi veya bozması,
    Yağış azlığı, sıcaklık artışı ve nem dengesindeki değişim,
    Bölgeden bölgeye değişiklik gösteren hava basıncı, yükseklik, enlem ve coğrafi yapı,
    Doğal yaşamın tahrip edilmesi kuraklığa sebep olan antropojenik etkiler,
    Yer altı sularının kirletilmesi ve kaynakların kurutulması, atık suların geri dönüşümünün gerçekleştirilmemesi,
    Sanayi atıklarının çevreye atılması,
    Yağmur toplayan bitki örtüsünün tahribi,
    Motorlu taşıt egzozları, sanayi bacalarından atmosfere salınan zehirli gazlar,
    İnsanların doğaya verdikleri zarar ile küresel hızlanma sürecinin hızlanması.

    KURAKLIK ÇEŞİTLERİ

    Doğal afetler içinde en tehlike yaratacak olanlardan kuraklık, üç temel şekilde gerçekleşir. Kuraklık çeşitleri;

    Meteorolojik kuraklık: Meteorolojik kuraklık uzun zaman dilimlerinde yağışlarda ciddi miktarda düşüş yaşanması şeklinde gerçekleşir. Nem oranında düşüşe sebep olan yağış azlığı ile kuraklık başlangıcı şiddetini arttırarak farklı bölgelere yayılım gösterir. Aylık ve yıllık yağış miktarlarında önemli değişiklikler görülmesi bu tarz kuraklıkların görülmesinin ana nedenidir.

    Tarımsal kuraklık: Meteorolojil ile direkt olarak bağlantılı olan tarımsal kuraklık, toprak bünyesine yetirince su alınamamasından kaynaklanır. Bünyesinde yeterince su bulundurmayan toprak, bitkilerin büyümesini engelleyerek ürünlerin kuruması ve hasat azlığı ile sonuçlanır. Yıl boyunca yeterince yağışın olmaması tarımsal kuraklığın oluşmasına sebebiyet verir.

    Hidrolojik kuraklık: Yüzeyde gerçekleşen su birikimi, yeraltı su kaynaklarının olumsuz etkilenmesi, yağışlardaki dengesizlikler hidrolohik kuraklığı meydana getirmektedir. Hidrolojik kuraklık, meteorolojik kuraklığının devamı şeklinde gerçekleşir. Devamlılık gösteren yağış azlığı nedeniyle son olarak hidrolojik kuraklık meydana gelir.

    KURAKLIK NASIL ÖNLENİR?

    Kuraklık neden olur sorusunun cevaplarının bilincine varmak, kuraklığı engellemek için atılan ilk adımdır. Kuraklığın temelini oluşturan yağış azlığını ortadan kaldırmak için hidrolojik ve meteorolojik takip gerçekleştirilmesi etkili olacaktır. Kuraklığa neden olabilecek ağaç azlığının önlenmesi ve ormanlık alanların arttırılması kuraklığın önüne geçmek için basit ama en etkili yöntemdir. Uzun zamanda ortaya çıkan kuraklığın etkileri, başlangıçta önemli gibi görünmezken ilerleyen dönemlerde tüm canlıların hayatını tehdit eder hale gelecektir.

    KURAKLIĞA 11 MADDEDE ÇÖZÜM

    Çözüm basit: Halkın parası ile yapılan yanlış politikaların düzeltilmesi. Birileri milyonlarca metreküp suyu termik santral için doğadan çekerken, her tarafa çim ekerken tasarrufu Ayşe Teyze’den beklemesinler. Çok açık ki siyaset bu çözümleri bilmezden geldiği için bugün bu noktadayız. Onlarla sunmanız gereken 11 temel politikayı aşağıda özetliyorum: (Kaynak: Kuraklık A.Ş./Gazete Duvar)

    Doğadan su çalmayı bırakın. Kentler 2001 yılında doğadan 4,7 milyar m³ su çekerken 2016’da bu, 5,8 milyar m³ oldu. Bunun da 1,56 milyar m³’ü yer altından alındı. Yani yer üstü suları dışında yer altındaki suyu da harcamışız. Bunun için uzak havzalardan suları kentlere taşıdılar.

    Kayıp-kaçağı önleyin. 5,8 milyar m³ su çekilmiş, belediyelere bunun sadece 3,7 milyar m³’ü dağıtılmış. Belediyeler ise bunun ne kadarını abonelerine vermiş? Eylül 2015’te Bakan Eroğlu suda kayıp-kaçak oranını yüzde 43 olarak açıklamıştı. Yani içme suyunun yarısına yakınını kaybediyoruz. Yeni 5,8 milyar m³ doğadan çekilen suyun üçte birini, yani 2,1 milyar m³’ü abonelere verilmiş anlamına geliyor Gerçi bakan o gün bu oran dört yıl içinde yüzde 30’a inecek demiş. İki yıl sonra yaptığı açıklamada “İstatistiklerde yüzde 35 olarak gözüküyor olsa da şu anda bizim tespitlerimize göre kayıp-kaçak suyun en az yüzde yüzde 50-55 civarında” olduğunu ifade etmiş. Hedeflerle ilgili çok bir şey yapılmadığını, onun yerine inşaat ile uğraşıldığını tahmin etmek güç değil.

    Kirlettiğiniz suyu tam temizleyip geri verin! TÜİK verilerine göre 2016’da deşarj edilen suyun yüzde 86,7’si arıtılarak doğaya bırakılmış. Yani tamamını arıtmamışlar. Hatta TUİK bültenine göre arıtmanın yarısı gelişmiş arıtma, istatistiklerine göre ise sadece yüzde 10’u gelişmiş arıtma.

    Suda “kullan-at” politikasını bırak. Arıtılan suyun neredeyse yarısı denize, diğer yarısı da akarsuya bırakılmış. Tekrar kullanmak aklımıza gelmemiş. En azından bir kısmını arıtıp tarım suyu kalitesine getirebilir, tarım, park ve bahçe sulamasında kullanılabiliriz. Bu neredeyse yok denecek kadar az. Yağmuru eksik olmayan Londra bile suyunu arıttıktan sonra içme suyu kalitesine getirerek şebekeye veriyor. Tabii onlar fakir, biz her seferinde kullan-at yapabiliyoruz.

    Atık su parasını boşa harcama! Ankara Belediyesi konutlardan her bir m³ su için KDV dahil 2,5 TL para alıyor. Yani günde 1,5-2 milyon TL’lik atık su bedeli demek bu. Diğer kentler biraz daha ucuz. Yine de Türkiye’de yılda birkaç milyar TL atık su bedeli toplanıyor. Bu parayla bile pek çok şeyi çözmek mümkün. Arıtma tesisleri pahalı yatırımlar. Ama bizden alınan vergiler inşaat yerine geri dönüşümlü su arıtma sistemlerine yatırılsa, atık su parası da eklendiğinde sorunlar çok daha hızlı çözülecektir. Nitekim bakan bu kadar yatırımı bunlara ayırsaydı zaten bu kadar su derdimiz olmazdı.

    Termik santrale izin verme, hatta kapat. Geçen hafta ÇED raporu durdurulan 500 MW güçlü Elbistan KES projesi yapılsaydı, doğadan yılda 10 milyon m³ su çekecekti. Yani iki tanesi 700 bin kişiye su ulaştıran bir Eskişehir kadar su tüketiyor. Soru burada basit, Eskişehir kadar bir halkı susuz mu bırakalım, yoksa kömürden elektrik mi üretelim?

    Beton dökme, döktürme! Betonu elde etmek için her 1 kg çimentoya yaklaşık yarım litre su katmanız gerekiyor. Türkiye yılda 70 milyon tondan fazla çimento üretiyor. Yani 35 milyon ton sırf beton için su tüketiyor. Yani biz beton için neredeyse iki Eskişehir büyüklüğünde bir suyu harcıyoruz.

    Asfalt–beton yasaklansın! Mersin’i düşün. Ülkede kuraklık var, kentin bir kısmı su altında. Ne kadar çok asfalt-beton, o kadar toprağa kavuşamayan su. Ne kadar ani yağış, o kadar sel felaketi. Ne kadar sıcak hava, o kadar sıcak kent.

    Çim ekme! İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesi Su Çalışma Grubu, Ankara’da eskiden daha az su tüketildiğini, bunda yaz tatillerinin etkisini anlatır. Son dönemlerde ise bunun tersine döndüğünü söylüyorlar. Çim sulama yüzünden azalması gereken su tüketimi artıyor. Basitçe söylersek, günde 1,1 milyon m³ suyu arıtan Ankara’da bu miktar 1,3 milyon m³’ü geçebiliyor. Yeni çim ve refüj sulanan aylarda tüketim 200 bin m³’ten fazla artıyor. Yani beş ayda Ankara’da çimlere verilen arıtılmış musluk suyu Eskişehir’in bir yılda tükettiği musluk suyundan fazla.

    Yemeğini ye ama arabanı yıkama. Bize israftan bahsedenlere temiz bir cevap. Türkiye’de 20 milyondan fazla motorlu araç var. Hepsini otomobil saysak, İller Bankası katsayılarını kullansak ve bir yılda 10 defa yıkansa, yaklaşık 10 milyon m³ su ediyor. Az mı? Kuraklık zamanı araba yıkamayı yasaklayan dünyada o kadar kent var ki.

    Mermer ve taş ocakları yasaklansın. Su kaynakları sadece yer üstü sularından oluşmuyor, yer altı su kaynakları da var. Yer altı sularını korumamız lazım. Bu konuda DSİ açık bir şekilde “Akiferler üzerindeki diğer etkilere göre en tehlikeli olan tehdit ise malzeme ocaklarıdır.”

    KURAKLIK SONUÇLARI NELERDİR?

    Kuraklığın en ciddi ve tehlikeli doğal felaketlerden biri olduğunu az önce söylemiştik. Dolayısıyla etkileri ve sonuçları da bir o kadar önem arz etmektedir. Kuraklıktan doğal çevreden, insan yaşamına kadar hemen her canlı etkilenmektedir. Topraktaki nemin azalması ağaçların ve ormanlık alanların azalmasına yol açar.

    Tarım alanları yeterince sulanamadığından verim düşer. Tarımda görülen zarar ekonomiye de yansır. Çok ciddi kentsel sorunlar, temiz su kaynağı yetersizliği ve sağlık problemleri baş gösterir. Hayvanlar otlanamadığından ve su içecek kaynak bulamadığından, toplu hayvan ölümleri gerçekleşir.

    • Bu konu 5 ay önce önce USATR tarafından değiştirildi.
    • Bu konu 5 ay önce önce admin tarafından değiştirildi.
    0
    0
  • Bu konuyu yanıtlamak için giriş yapmış olmalısınız.